İnönü Stadyumu’nda İlk Müsabaka

• 11 Ocak 2015 • Arşiv, Dönem, Eski, Futbolcu, Futbolist, Hususi, Kadim, Kulüp, Romantik, SeçilenlerYorumlar (0)700

Milli Şefimizin ismini taşıyan büyük stadyum, otuz binden fazla bir kalabalık önünde oynanan Beşiktaş – AIK müsabakası ile açıldı.

İstanbul Dolmabahçe’de bulunan İnönü Stadyumu’nda ilk defa bir futbol müsabakası 23 Kasım 1947 tarihinde oynandı. Beşiktaş, İsveç’in AIK Stockholm Kulübü’ne 3-2 mağlup oldu. Bu muazzam stadyumun ilk golünü müsabakanın kırkıncı dakikasında Süleyman Seba attı.

Mithatpasa Stadyumu (1956)

Mithatpasa Stadyumu (1956)

Emektar Taksim Stadyumu’nun fazlaca iptidai olması ve seyirci oturma yerinin azlığı sebebiyle büyük bir stadyum yapma fikri ta yirmili yıllarda konuşulmaya, otuzlu yıllarda da yazılmaya çizilmeye başlanmıştı. Hatta stadyumun şimdiki mevkisi dahi o sıralarda belirlenmişti. Dolmabahçe’deki Saray Ahırlarının olduğu mevkiye pekala büyük bir stad inşa edilebilirdi.
Bunun üzerine İtalyan Mimar Mühendis Vietti Violi‘ye bir proje yaptırıldı. Gelin bundan sonrasını kronolojik bir sıra ile takip edelim:
İnönü Stadyumu Yapım Süreci
19 Mayıs 1940
İstanbul Valisi ve Belediye Reisi Dr. Lütfü Kırdar tarafından temeli atıldı. Milli Şef’in irşadlarından ilham alındığı için onun adı verildi. Birinci Ordu Müfettişi Fahreddin Altay‘da törende hazır bulundu. Avrupa’nın şu kanlı devresinde Milli şefimizin Türk Gençliği için bir mektep olmasını arzu ettiği bu stadyum onların gelişmesi ve ilerlemesi için çok faydalı bir eser olacaktır.
Dolmabahçe Sarayı Has Ahırları

Dolmabahçe Sarayı Has Ahırları

12 Eylül 1941
İkinci büyük harbin ağır şartları altında ödeneksizlik ve malzeme bulunamadığından inşaat çok ağır ilerliyor. İnönü Stadyumu tamamlanıyor. İnşaata hız verilecek. Evvela pist kısmı açılacak ve atletik spor karşılaşmaları yapılacak.
17 Ağustos 1946
Şehir Mimarı Prost‘un bir raporuna göre, kapalı tribün için kullanılacak çatıların yukarıdan bakıldığında çirkin bir manzara oluşturacağı suretiyle, bu çatıların yapılmaması istendi.
14 Aralık 1946
Gazhane civarındaki kısım (şimdiki yeni açık tribünler) müstesna olmak üzere stadyum tamamıyla ikmal edilecek ve 19 Mayıs törenlerine yetiştirilecek. Gençlik Bayramı’nda 20,000 kişi alacak duruma getirilecek.
17 Mart 1947
İnşaata hız verilmiştir. Stadyum 19 Mayıs’da törenle açılacaktır.
24 Mart 1947
Tanınmış hakemlerimizden Şazi Tezcan’ın İnönü Stadyumu müdürlüğüne tayin edileceği kuvvetle söylenmektedir.
Beşiktaş AIK Solna (Stockholm) maçından

Beşiktaş AIK Solna (Stockholm) maçından

19 Mayıs 1947
Gençlik ve Spor Bayramı törenleri ve Milli Şef’in Büyük Nutku ile stadyum resmen açıldı. Gençlerimizin gösterileri çok parlaktı.
11 Ağustos 1947
İlk defa olarak atletizm müsabakaları yapıldı. Stadyum atletlerimize büyük bir çalışma şevki verecek.
11 Kasım 1947
İnönü Stadyumu’nun planlarını hazırlayan ve inşaatını kontrol eden İtalyalı mühendis Vitoli Villi (Vietti Violi) dün İstanbul’a geldi. Yıllardır devam eden inşaatın bitirilmesi için Kredi Fonsiye Bankası, valiliğe bir buçuk milyon lira ikmal edecek. Şimdiki halde stadın Gümüşsuyu’na çıkan yol tarafına düşen kısmında bir şeref trübünü yapılacaktır. Stadyumun gazhane tarafına bir iki metre girmesi lazımdır. Vaktiyle burası için planlar hesapsız yapıldığı için atletizm dereceleri gayri nizami kabul ediliyordu. Gaz fabrikasını taşımak çok pahallı olduğundan, bu tesiste kullanılan bazı lüzumsuz tesisat kesilecek ve koşuların nizami yapılabilmesi için gerekli mahal açılmış olacaktır.
23 Kasım 1947
İnönü Stadyumu’nda ilk futbol müsabakası yapıldı. Beşiktaş ile İsveçli AIK Stockholm takımının oynadığı maçta Beşiktaş 3-2 mağlup oldu. Stadyum’un ilk golünü atma şerefine Süleyman Seba’ya nail oldu. Yirmi bir bin oturacak yer olmasına rağmen otuz bin kişi gelince stadyumda izdiham hasıl oldu. Stadyumdan çıkış çok kolay oluyor. Her taraftan şehrin çeşitli bölgelerine her nevi taşıt mevcud olduğundan Stadyumun mevkii mükemmeldir.
İnönü0
Aynı tarihte yayımlanan Türkspor da müsabakanın tasvirini muazzam yapmış:
 
“Lebalep (ağzına kadar) dolu, otuz beş bini aşan İnönü stadı; dün mahşeri andıran bir manzara arzediyordu. Mühendis Mektebinin önü, yanları, hattâ damı bile bedavacılarla kaplanmış, gazhanenin civarı simsiyah bir bulut halinde içeri giremiyenlerle meşbu bulunuyordu.Tribünlerde oturanlar dehşetli bir sıkıntı ve zaman, zaman buhranlar geçirdikten sonra akuvaryumdan zıplayan balıklar gibi, tek, tek oyun sahasına atlamağa başladılar. Evvelâ birkaç kişiye inhisar etmiş gibi görünen bu atak; dakikalar ilerlerken yığınlar haline geldi ve pek kısa bir zamanda seyircilerle doldu.Uzun münakaşa ve münazaralardan sonra oyun yeri boşaltıldı. Ve evvelâ ellerinde Türk bayrağını bulunduran İsveçliler, sonra da İsveç bayrağı ile Beşiktaşlılar sahaya çıktılar…”
Pin It

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>