Esrarengiz Adam

• 7 Ocak 2015 • Dönem, Eski, Futbolcu, Futbolist, İdareci, Kadim, Kulüp, Matbuat, Mecmua, Milli Takım, SeçilenlerYorumlar (0)770

Büyük teşkilatçı, bitaraf hakem, muhacim futbolcu, ufuklu reis, usta kalem, idareci, hukuk adamı ve iktisatçı Üstat Yusuf Ziya Beyefendi’yi takdimimdir.

Futbol vadimize getirdiği ve getirmeye gayret ettiği yenilikler, büyük teşkilatçılığı ve ilkleriyle hatırlanması gereken kişiliklerin başında gelen Yusuf Ziya Bey, 1892 senesinde Üsküdar’da dünyaya geldi. Futbol topu ile ilk defa Mekteb-i Sultani’nin bahçesinde tanışan Yusuf Ziya, Galatasaray futbol takımının ikinci ve üçüncü timlerinde futbol oynadı. Galatasaray ve Saint Benoit’deki öğrenimini tamamladıktan sonra İsviçre’de hukuk okudu. İsviçre’deki tahsili sırasında Cenevre’de Servette takımında futbol oynamaya başladı. Yurda dönükten sonra İstanbul Darülfünun’unda okurken Ali Sami Bey tarafından 1914 senesinde Galatasaray Futbol 1.Takımı’na seçildi ve Hasnun Gâlip, Celâl İbrahim ve meşhur Oberle kardeşlerle birlikte forma giyerek üst üste iki sene şampiyonluk yaşadı.

29 Teşrinevvel 1915’de Fenerbahçe ile oynanan ve Fenerbahçe 2-1 ileride iken çıkan bir münakaşa sonrası hakem Fuat Hüsnü (Kayacan) Bey tarafından terk edilerek tatil edilen maçın son yirmi iki dakikasının tekrar edildiği 3 Mart 1916 tarihindeki müsabakada, Galatasaray’a bir gol kazandırarak maçı berabere neticelendirdi ve takımının şampiyonluğunu tesis etti.

1921 senesine kadar Galatasaray 1.Takımı’nda muhaccim hattında futbol oynayan Yusuf Ziya Bey aynı zamanda İstanbul Futbol Birliği tarafından maçlara hakem olarak atandı. Yönettiği maçlardaki bitaraflığı (tarafsızlığı) özellikle Galatasaray’ın saygıdeğer rakipleri Fenerbahçe ve Altınordu’nun maçlarına davet edilmesine sebep oldu. 1922 senesinde üç kişiden oluşan Türk Milli Takımı seçici komitesine (diğer ikisi Burhanettin “Felek” ve Ali Sami Beylerdir), Yine aynı sene  Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Futbol Reisliği (Futbol Federasyonu Başkanlığı) ile Galatasaray Terbiye-i Bedeniye Kulübü Reisliğine seçildi. Aynı senelerde dönemin tek spor dergisi olan Spor Âlemi’nde makaleleri yayımlanmaya başladı. Yazdığı yazılarda futbol ve umumi mânâda sporun bir teşkilat işi olduğunu hakemlik müessesesinin nasıl terraki edeceği hususlarında özellikle yurtdışında edindiği tecrübeleri aktardı. Müsabaka kritiklerinde en acımasız tenkitleri kendine yaptı. Fenerbahçe’ye yakınlığı ile bilinen Spor ‘Alemi’nin tarafgir yayınları nedeniyle ve ona rakip olarak kurulan ve 1Teşrinsani 1338 (1 Kasım 1922)’de ilk nüshası yayımlanan Türkiye İdman Mecmuası Mesul Müdürlüğü görevinde de bulundu. Yurdumuzda spor yayıncılığında iki yayın organı tarafından yapılan karşılıklı atışmalar ve matbuat vadisinde Galatasaray – Fenerbahçe rekabeti ilk defa onunla başladı.

Federasyon Reisi Yusuf Ziya Bey bir seremoni sırasında

Federasyon Reisi Yusuf Ziya Bey bir seremoni sırasında

1924 Paris Olimpiyat Oyunları’na giden kafilede kadim dostu Ali Sami Bey ile birlikte bulunan idareci Yusuf Ziya Bey idi. 1930 senesinde Ali Sami Bey ile birlikte hükümetten tahsisat çıkartıp Futbol Kongresi’ni topladı. 1932 senesine kadar Türkiye İdman Cemiyetleri  İttifakı İstanbul Mıntıkası Reisliği görevini yürüten Yusuf Ziya Bey tek parti rejiminin baskıcı ortamında bile sivri çıkışları ile dikkat çekti. Ankara’daki Federasyon Başkanlarını tanımamaya varacak kadar tenkit dozunu arttıran Yusuf Ziya aynı sene İş Bankası kurucu teşkilatı içinde yer aldı ve Ankara Şubesi Reisliğine, devamında İstanbul Şube Müdürlüğüne getirildi.

Reis Ziya Bey (kalpaklı) milli takımımızı temsil ediyor...

Reis Ziya Bey (kalpaklı) milli takımımızı temsil ediyor…

Hayatının bu döneminde iktisat dünyasına atılan Yusuf Ziya Bey spordan özellikle futboldan da geri durmuyordu. Galatasaray’da futbolu profesyonel hale getirmek istiyor, takıma mektep haricinden de futbolcu alınmasını genel kurulda teklif ediyordu. Ancak başta Muslihiddin (Peykoğlu) Bey olmak üzere muhafazakâr mekteplilerin hâkimiyetinde idare edilen kulüp bu önerileri şiddetle reddediyordu. Ünlü Yazar Eşref Şefik’in Galatasaray takımının oynadığı bir maç üzerine yaptığı ağır tenkidi nedeni ile kulüpten çıkartılması bardağı taşıran son damla oldu. Yusuf Ziya bir kaç arkadaşını da alarak Galatasaray’ı terk etti ve 1933 Haziran’ının sonlarında Türkiye’nin ilk “gizli de olsa”profesyonel futbol takımı ve spor kulübünü kurdu. Önce adı Sarı Kırmızı olan ancak Galatasaraylı idareciler tarafından itiraz edilerek değiştirilen Ateş-Güneş olan kulübün ismini en nihayetinde kulübü birden fazla ziyaret eden ve pek seven Atatürk koyuyordu: Güneş

İkinci defa Galatasaray'a reis seçildikten sonra...

İkinci defa Galatasaray’a reis seçildikten sonra…

Sıraselviler’de dönemin en iddialı ve modern döşenmiş pahalı binasında faaliyetlerine başlayan kulüp, hususiyetle Galatasaray’dan aldığı oyuncularla güçlü bir futbol takımı kurdu. Aniden ve hiçbir gerekçe gösterilmeden kapandığı 1938 senesine kadar ‘Bunun Atatürk’ün vefatından hemen sonra olması düşündürücüdür’ açık ve perde arkası reisliğini yaptığı Güneş kulübüne sporun birçok branşında birçok şampiyonluklar yaşatan Yusuf Ziya Bey, 1937 senesinde takımı hem İstanbul hem de Türkiye Milli Küme futbol şampiyonu yapmıştır. Bu dönemde Galatasaray ile yaptıkları maçları 7-0 ve 6-0 gibi açık farklı skorlarla kazanması Galatasaraylı muhafazakar kanada karşı  elde ettiği zafer denilebilir sanıyorum.

1937 senesinde (Atatürk’ün bizzat emri ile olduğunu da söylerler) Deniz Bank’ın tesis edilmesi ile memur edilen Yusuf Ziya Öniş 1938’de bankayı kurup teşkilatlandırır. 1939’da çıkan bir dedikodu üzerine bankadaki görevinden istifa eder ve ünlü Satie Binası yolsuzluğu davasında yargılanır. İyi ve tesirli hitabeti ile mahkemede yaptığı müdafalar gazetelerde yayınlanan Yusuf Ziya Öniş, sadece kendisini değil arkadaşlarını da ceza almaktan kurtarır ve iki seneden uzun süren bu davadan beraat ederek aklanır.

Davadan sonra 1941 senesinde bir kaç kişi ile birlikte özel bir denizcilik şirketi kuran Yusuf Ziya, Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinden sonra 1951 senesinde yeniden Deniz Yoları Umum Müdürlüğü ve Denizcilik Bankası Umum Müdürlüğü ile yönetim kurulu başkanlığına getirilir. Aynı sene Spor İhtisas Heyeti’ne seçilir. 1952 senesinde yirmi sene önce adeta kovularak terk etmek zorunda kaldığı Galatasaray’a ikinci defa ‘bu sefer başkan olarak’ geri döner ve yirmi sene önce Galatasaray’da yapmak istediği profesyonelliği bütün memleket futboluna kazandırır. Yusuf Ziya Galatasaray’a başkan olduğu sene Türk futbolu da ironik bir biçimde ve onun sayesinde profesyonelliğe geçer. Yusuf Ziya Bey “iki direk arası” Galatasaray’ı mektep takımından memleket takımı hüvviyetine terfi ettirir. 1960 senesinde Demokrat Parti yöneticileri Yassıada’da yargılanırken Yusuf Ziya Bey de bir kaç aydır muzdaribi olduğu hastalıktan kurtulamayarak Ekim’in on ikinci günü hayata gözlerini yumar.

Kısa sayılabilecek yaşamında memleketi kana bulayan bir çok savaşın ve belanın yanında iki cihan savaşını, koca bir imparatorluğun parçalanmasını, yaşadığı şehrin düşman askerleri tarafından işgalini, yeni bir cumhuriyet’in doğuşunu ve 27 Mayıs’ı gören Yusuf Ziya Bey spor dünyamıza büyük kazanımlar sağlamış bir devrimcidir. Bana sorarsanız renkli ve heyecanlı yaşamı bu kadarcık satıra sığmayacağı için, hakkında mutlaka bir biyografi yazılmalıdır.

Dönemin Milli Eğitim ve Spor Bakanı Metin Emiroğlu tarafından 1987 senesinde yenilenmesi yapılan Sarıyer Stadyumu’na adı verilen Yusuf Ziya Bey şimdi üzerinde gençlerin idman yaptığı bu stadyumla birlikte yaşamaktadır. Türk Futbol Tarihi’nin nadide çiçeği Yusuf Ziya Bey’i saygıyla anıyoruz efendim.

Esrarengiz Adam'ın kara kalem nefis bir çalışması

Esrarengiz Adam’ın kara kalem nefis bir çalışması

Pin It

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>